16 Eylül 2009 Çarşamba

Afedersin.


ellerime düştü kalbin yüzüstü
kelepçeli düşler vardı aramızda oysa
zaman ve mekan tanımazken aşk
çöktü sevda önüme dizüstü

gücüm yok ki benim başlangıçlara..
içimde kopmayan kasırgalar...
parça tesirli bir hüzün sarıyor odamı..
dar geliyorum kendime adeta.
ellerim kan kırmızı,içindeyim harbin..
anlatmak istesem de laf dinlemez kalbim.
şimdi gözlerimin çanağı kan ile doldu
afedersin inan ki
yalnızlıkla oldu..

Takas..


hecelerimi satıyorum eskiciye..
en afili sözcüklerimi..
anlaşılmak pahasına takasa varım yarınlarımı...
karanlık-sız bir gecede yazıyorum sana kırık satırlarımı..
bir aşk Leylayı çağırdı ve ben üstüme alındım..
tatlı bir edayla karanlıkta salındım...
anladım ki ben değilim aşktan yana çağrılan..
artık düz bir hayat bundan sonra yaşanan..

Ayna Ayna !

sen de görüyorsun ki kabuk bağlamıyor yaralar...
b/ağladığı yerden koparıyor aşk...
oluk oluk kanıyor z/aman !.
ve içinde bulunduğun hükümsüz bir mekan..
şimdi aklın karanlığında aşka bir mum yaksan aydınlanır mı kalbin ?
sen bir damla pıhtıya muhtaç ey !
kanıyorsun işte !
an kaybediyorsun zamandan...
c/an kaybediyorsun ey !
kıyıya vurmuş duyguları topla avcuna..
ayır düşten gerçeği...ve öyle bak aynaya !

31 Ağustos 2009 Pazartesi

İki yüz(süz)lü..


Seni anlamanın savaşını verirken, düştü yolum mayın tarlasına. Takılınca ayağım aşka, düştüm yüzü koyun. Dağıldı kalbim. Koptu yerinden. Ben ve gazi ruhum... Nasıl da yalnızız, kalpsiz. Nasıl da mutsuz. Bir madalya var şimdi boynumda. Kalpsiz yazıyor büyük harflerle. Sana miras bırakıyorum. Böyle mutsuz, böyle kalpsiz, kendimi taşıyamıyorum. Sen madalyonun arka yüzünü iyi bilirsin.
Her gün bir yüzünü çevirir, her gün bir başka maske giyinirsin.

30 Ağustos 2009 Pazar


kahve koyusu gözlerimde binbir mana..
şayet bakabilirsen aşkın falına..
3 vakte kadar gelecek gibi yanına

büyükçe bir balık var bak gözüme
sonra şöyle kocaman bir at
bir kuş nasıl da uçuyor
esen deli rüzgara inat,,

bir postacı! işte tam şurada
haberler getirmiş müjde ister yanına

uykum gelmeden bak gözlerime
kapanmadan nazenin iki perde..

falda ne görüyorsun? söyle?

Sahi?


canımı yaktı hüzünler...
sensiz kaldığım vakitler aldı yelkovanı elimden.

şimdi akrep ile hemhal
şimdi akrep ile hemdem
şimdi tarifsiz bir acıyla
empoze ediliyor aşkın zehri düşüncelerime..

aç gözlerini yar
ben buradayım..
aşkın yanı başında..
hüznün başucunda..
işte tam burada..
kocaman bir sevdaya gebe..
bekliyorum..
sancılarım sağır..
çığlıklarım lal..
ne zaman sevdaya besmele çeksem
aynada hep gidişler...



gelişler için değil bekleyişler..
ben karşılıksız ve kişi-lik- siz bir aşkın esiriyim..
kimi sevdiğimi bilmeden yanıyor içim..
gözlerim kime ağladığını bilmeksizin tuzluyor yanaklarımı..
hüzün tutuyor bazı geceler..
ve boğuyor gece sancılarımı..

sahi?
bu aşifte yalnızlık mı buluyor kederi kırmızıya
bağlamıyorsa yara kabuk
durmuyorsa kan damarda
ve çıkmıyorsa aşk aklımın lügatinden
daha fazla kalmalı mı bu hayatta?

26 Ağustos 2009 Çarşamba

Adsız

Ruhum nedensiz sanrılarla boğuşuyor.Ben ve tecrübesiz kalbim;öğreniyoruz birlikte : yerine ve zamanına saklamayı yürektekileri...gizli ve aşikar biriktirdiklerimizi...

paylaşmak güzeldir